AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

EŞİTLİK VE ÜSTÜNLÜK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 22518

MesajKonu: EŞİTLİK VE ÜSTÜNLÜK Paz Eyl. 12, 2010 3:04 am

33. HADİS EŞİTLİK VE ÜSTÜNLÜK HAKKINDA

٣٣ اَﻟٰﺎ اِنَّ رَﺑَّﻜُﻢْ وَاﺣِﺪٌ وَاَﺑَﻮَﻳْﻜُﻢْ وَاﺣِﺪٌ وَﻟٰﺎ ﻓَﻀْﻞَ ﻟِﻌَﺮَﺑِﻰٍّ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﺡَﻤِﻰٍّ وَﻟٰﺎ ﻟِﻌَﺡَﻤِﻰٍّ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﺮَﺑِﻰٍّ وَﻟٰﺎ ﻟِﺎَﺣْﻤَﺮَ ﻋَﻠَﻰ اَﺳْﻮَدَ وَﻟٰﺎ ﻟِﺎَﺳْﻮَدَ ﻋَﻠَﻰ اَﺣْﻤَﺮَ اِﻟَّﺎ ﺑِﺎﻟﺘَّﻘْﻮَى ﴿ﻫﺐ٠ط﴾

33 - Eynas!, uyanınız şüphe yok ki rabbiniz birdir, babanız, ananız birdir, ne arâbinin acemi üzerine, ne acemînin arâbi üzerine, ne ahmerin esved üzerine, ne esvedin ahmer üzerine fazl ve rüchanı yoktur, fazl ve rüchan ancak takvâ iledir.

İzah : İşte islâmiyet, insanlar arasında böyle hakikî bir surette umumî bir müsavat kaidesi tesis etmiştir Artık hangi bir ırktan olan insanlar diğer ırklara mensup olan insanlara karşı rüchan iddiasiyle tefahürde bulunamazlar. İnsanların faziletleri, birbirlerine faik olmaları ancak haiz oldukları diyanetin, züht-ü takvanın yüksekliğiyle mütenasiptir. Bu bapta bir şairi hâkimin şu beyitleri ne güzeldir.

"Kün ebne men şi'te ve ektesib edeben

"Yuğniyke mahm udühû anin - nesebi

"İnnel-fetâ men yakulüha ene zâ

"Leys-elfetâ men yekülü kâne ebî"

Diyor ki : "Edep kazan da kimin oğlu olursan ol, meziyyet-i edep, seni nesepten müstağni kılar. Yiğit odurki nefsine itimat ederek - işte ben şu kimseyim, der. Yoksa yiğit - babam şöyle bir zat idi diye fahreden değildir."

Diğer bir şairimizin şu sözleri de pek hakîmânedir:

"Ez neseb âdemiyân' ki be tefâhür verzend

"Ez rehi danişü insaf ci dür üftâdend

"Neresed fahr' kesî râ beneseb ber diğeri

"Çünkü der asl ziyek âdem-ü havvâ zadend"

Diyor ki : "Bir takım insanlar ki nesebleriyle iftihara çalışıyorlar, onlar ilim yolundan, insan dairesinden nekadar uzak düşmüşlerdir. Bir kimsenin neseple diğer kimse üzerine kurulması lâik değildir. Çünkü esasen bir adem ile bir havvadan doğmuşlardır, hepsi bir âile evlâdıdır."

İşte islâmiyet, insanlar arasında böyle ırklar ve nesepler cihetiyle bir fark gözetmediği içindirki az bir müddet içinde fevkalâde tevessü etmiş, cihanın her tarafında parlamaya başlamıştır. Afrika, çöllerinde yaşayan zencilerin bir çoklarının din-i islâmi kabul etmeleri sebeplerinden biri de islâmiyetin kendilerine bir hakaret nazariyle bakmaması, onları da sair insanlar ile müsavi tutmuş olmasıdır.

Halbuki Avrupalılar kendilerini hâmî-i insaniyet addettikleri halde insaniyetin büyük bir kısmını mücerret siyah ırka mensup oldukları için bir nice insanî haklardan mahrum bırakmışlardır.

Evet... Garplılar bu zavallı zencileri adeta insaniyet dairesinden hariç saymış, hele bu biçareler hakkında Amerikalıların yapmış oldukları mezâlim pek dilsûz bulunmuştur.

İslâmiyet ise arzettiğimiz veçhile ırklara, soylara bakmaz, renkleri, şekilleri nazara almaz, ancak insanî hasletleri nazara alır. Bu sebeple de ezelî adaleti ile bütün kalpleri cezbeder durur.

Vakıâ insanlar arasında ırk, lisan, siyasî ve iktisadî emellerde iştirak gibi şeyler de bir rabıtadır. Fakat bunlar matluk derecede kuvveti haiz değildir. Bu maddî, dünyevî rabıtalardan hiçbiri, insanların fikren vahdetini, kalben samimiyetini temin edemez. Artık bir rabıta kalıyorki, o da rabıta-i diniyeden ibarettir. Bu rabıta gayet kuvvetli, gayet ulvîdir. Bu ebedî rabıtadırki, muhtelif unsurları birleştirir, muhtelif sınıflara ayrılmış insanlar bir kardeşlik duygusu ilham eder durur. Elverir ki bu kudsî rabıta bihakkın temin edilsin, yalnız isimden ibaret kalmasın.


__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.yetkin-forum.com
Misafir
Misafir
avatar

MesajKonu: Geri: EŞİTLİK VE ÜSTÜNLÜK Paz Eyl. 12, 2010 6:21 am

Eynas!, uyanınız şüphe yok ki rabbiniz birdir, babanız, ananız birdir, ne arâbinin acemi üzerine, ne acemînin arâbi üzerine, ne ahmerin esved üzerine, ne esvedin ahmer üzerine fazl ve rüchanı yoktur, fazl ve rüchan ancak takvâ iledir.

Allah razı olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

EŞİTLİK VE ÜSTÜNLÜK

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Yaşam :: Kütüphane :: Beşyüz Hadis-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog