AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

İslam'ın Hükümleri Çağa Göre Değişir mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
osmanserhat
Teşekkürleri : 25
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 22818

MesajKonu: İslam'ın Hükümleri Çağa Göre Değişir mi? C.tesi Haz. 25, 2011 2:37 am

İslam'ın Hükümleri Çağa Göre Değişir mi?
İslam hükümlerinin zamana göre değiştiğini savunanlara ve öyle amel edenlere tavsiye edilecek bir röportaj. Sedat Soyalan sordu Önlüer cevapladı


İslam hükümlerinin zamana göre değiştiğini savunanlara ve öyle amel edenlere tavsiye edilecek bir röportaj. Sedat Soyalan sordu Ehlibeyt İmamları adlı eserin yazarı Siraceddin Önlüer cevapladı.

Röportaj: Sedat Soyalan

Bu soru günümüzde birçok karışıklığa ve akabinde yanlış fetvaların ortaya
çıkmasına neden olmuştur. Problemin temelinde ise benceler (kişiye özel
yorumlar) yatıyor. Günümüzde bilgiye ulaşmak hem kolay hem de zor. Kolay
olan tarafı teknolojinin gelişmesiyle imkânların çoğalması; görsel -
yazılı yayınlar vb... Zor olan tarafı ise ulaştığımız bilgilerin
doğruluğu...

Daha önce Semerkand yayın kurulu başkanı Mustafa
Bahadıroğlu ile doğru bilgi ve ona ulaşmadaki yolları konuşmuştuk.
Semerkand'ın insanların ihtiyaçlarına göre eserler verdiği herkesçe
kabul edilmiş bir gerçek. Biz de bunu bir ihtiyaç bildik ve Semerkand
yazarlarından Siraceddin Önlüer ile İslam- zaman kavramını ele aldık.
Niyetimiz karınca misali gayret etmek, amacımız Rıza-yı İlahi...



İslam
zamana çok büyük ehemmiyet vermiştir diye başlıyor sözlerine Siraceddin
Önlüer ve Allah'ın her şeye bir ömür biçtiğini söyleyerek devam ediyor;


Allah, Aya, güneşe ve asra yemin etmiştir.

Allah insanlara verdiği emirleri zamana göre belirlemiştir. Mesela namazın
farz olabilmesi için vaktin girmesi gerekiyor. Orucun farz olabilmesi
için ramazan ayının gelmesi gerekiyor. Zekâtın farz olabilmesi için
insanın zengin olduktan sonra üzerinden bir yıl geçmesi gerekiyor. Sonra
hacca giden insanların da hac zamanında gitmesi gerekiyor.

Konuya girebilmek için bu açıklamanın gerekli olduğunu söylüyor Önlüer.

Zaman kavramı üzerinde durulacaksa bunun bilinmesi lazım elbette.

Bu kısa açıklamadan sonra herkesin kesin bilmesi ve bu şekilde iman etmesi gereken konuya giriş yapıyoruz.

İslam hükümlerinin çağa göre değişip değişmediğini soruyorum Siraceddin Önlüer'e...

Ehli beyt imamları kitabının yazarı Önlüer;

Allah, kullarına kendini tanıtmak emir ve yasaklarını bildirmek üzere
peygamberler gönderdi. İlk peygamber Hz. Adem, en son peygamber ise Hz. Muhammed Mustafa (sav) dır. Efendimiz (sav) Allah'ı tanıtmak, emir ve
yasaklarını bildirmek için gönderildi. Dolayısıyla Hz. Peygamber bize
neleri emrettiyse, neleri bildirdiyse bunlar kıyametin sonuna kadar
geçerlidir.

Ve zaman geçtikçe aksine bunlara daha sıkı
sarılmalıyız. İslamiyetin emir ve yasakları kıyamet kopuncaya kadar
devam edecektir. Bu hükümler hiçbir şekilde değişmez, diyerek İslam
hükümlerinin zaman ve çağa göre değiştiğini iddia edenlerin tehlikede
olduğunu vurguluyor.

İslami hükümlerin zamana göre değiştiğini
savunanların iddia ettiği bir diğer konu ise; Efendimiz zamanında mevcut
olmayan fakat günümüzde var olan şeylerin kullanılabilirliği. Bu
kişiler, bu tarz sorularla insanların kafasını karıştırıp savundukları
bozuk fikirlere maalesef alıcı bulabilmekteler.

Siraceddin Önlüer bunun kafa karıştırıcı bir şey olmadığını söylüyor ve çok sade bir dille bu açıklamasını destekliyor.

Müslüman, Mubah dairesi içinde her şeyi yapabilir. Allah'ın haram kılmadığı her şeyi kullanabilir.



Efendimiz döneminde araba yoktu, onun zamanında olsaydı efendimiz de binerdi. Yani bugün bizim arabaya binmemiz İslama aykırı değildir, buna böyle bakmak lazım. Ama insan bunu dini hükümlere de uyarlamaya kalkarsa en büyük yanlışı orada yapmış olur. O gün öyleydi bugün bence böyle demeye başlarsa tehlikeye düşmüş olur.

Çünkü Allah'ın helal kıldığına
haram, haram kıldığına ise helal demek insanı uçuruma götürür. Bunlar
imani konular olduğu için hassas davranılması, "bence" lerin akıldan
çıkarılması gerekir.

Mesela Misvak kullanmak Efendimiz (sav)
kullandığı için sünnettir. Bunun yerini diş fırçası tutar mı o ayrı bir
mesele. Kitaplarda yazar "misvak bulamayan bir kişi onun görevini gören
başka bir şeyle o temizliği görsün" yani esas olan dişlerimizi
temizlemektir.

O günün şartlarında en iyi temizleyici misvaktı.
Bugün bu hükmünü yitirdi mi, elbette yitirmedi. Misvakın çok faydaları
var. Bunu tıpta kanıtladı. Hz Peygamberin yaptıkları, söyledikleri bir
vahiye dayanmaktadır. O kendiliğinden bir şey konuşmaz. Eğer o misvak
kullandıysa bu bir hikmete binaendir.

Son zamanlarda TV
programlarında da bu tür konular çok sık ele alınmaya başlandı. Öyle
konular ele alınıp tartışılıyor ki iki taraftan biri bahsettiğimiz
yanlışı savunarak farkında olmadan kendini tehlikeye atıyor. Sadece
kendisini tehlikeye atmakla kalmayıp, kendisini izleyen ve savunduğu
teze katılan insanları da uçuruma sürüklüyor. Bu konuda iyimser olmak
çok zor. Din Reytingleri artırmak, gündemde kalmak için kullanılacak bir
alet değildir.

Siraceddin Önlüer Kur'an-ı en iyi anlayan ve bilenin Efendimiz (s.a.v) olduğunu söylüyor ve hayıflanarak açıklıyor bu durumu.

Kur'an
Allah'ın kelamı olup Efendimize gönderilmiştir. Dolayısıyla kuranın
içinde emirler var, hükümler var, yasaklar var, müjdeler var ve korkutan
şeyler var...

Hz Peygamber Kur'an-ı en iyi anlayan ve bilendi.
Yani düşünün ki kuran Hz. peygambere gelmiş ve bunu elbette en iyi o
bilecektir. Peygamberlerin tebliğ diye bir sıfatı vardır. Yani Allah'tan
aldığı emirleri insanlara aktarması gerekiyor. Aktarması içinde
kendisine geleni bilmesi gerekiyor. Efendimiz bildiklerini kendisine
bildirilenleri tam olarak sahabelerine tebliğ etti.

Şimdi diyebilir miyiz; evet bu Kur'an Hz. Peygambere geldi ama haşa o anlayamadı, bunu diyebilir miyiz?

Kur'an-ı anlamada, başta Efendimiz sonra sahabe sonra da tabiin ve müçtehitler gelir. Bunlar devre dışı bırakılamaz.

Şimdi gelelim bugünün hocalarına ya da bugünün vaizlerine; "bana göre
böyledir diyorlar". Öncelikle bilmemiz gerekiyor ki kuran kimseye göre
değildir. Din kimseye göre değildir. Din Allah tarafından gönderilmiş
ilahi bir kanundur. Ve bu dinin peygamberi de efendimizdir. Dolayısıyla
bu dini en iyi bilen de O'dur. Şimdi "bana göre böyledir" diyen insana
sormak lazım. Kimsin sen?



Peygamber misin? Sahabe misin? Müçtehit misin?

Hiç birisi değilsin. O halde zaten sana göre değildir de. Böyle diyen biri
dini kendine uyarlamaya çalışıyor demektir. Hâlbuki bizden istenen dine
uymaktır. Dini kendimize uydurmak değil.

Dolayısıyla "bana göre böyledir" diyen bir insan aslında şunu demek istiyor:

Hâşâ Hz. Peygamber anlayamadı, sahabe anlayamadı, tabiinler, müçtehitler, mezhep imamları bunu anlayamadı, ben anlıyorum.

Bu zamana kadar hiçbir âlim, evliya, müçtehit İslami konulara bana göre
böyledir diye yaklaşmamıştır. Bizim anlattıklarımız, yazdıklarımız ve
söylediklerimiz veya yaptıklarımız kurana uyuyorsa, hz peygamberin
sünnetine uyuyorsa o zaman söylediğimiz ve yaptığımız bu işler kabul
edilmelidir. Yoksa itibar etmeyin, demişlerdir.

Şimdi Eğer bu
kişilerin söyledikleri kurana uymuyorsa, sünnete uymuyorsa o söz boş bir
kafadan çıkmış demektir. Akıllı bir Müslüman boş kafadan çıkanlara da
itibar etmez zaten.

Hz Peygamber, dini konularda kendi fikrine
göre kendi görüşüne göre yorum yapan cehennemdeki yerini hazırlasın
buyuruyor. Yani bir insan kendine göre yorum yapamaz.

Müslümanlar bu gibi insanların yazdıklarına, söylediklerine itibar etmesinler. Bana
göre bu zaman bunu gerektiriyor, diye söze başlayan birini kesinlikle
dinlemesinler.

Bu konuda elbette benim de önereceğim Semerkand
TV ve Semerkand yayınlarının özellikle takip edilmesidir. Ticari kaygı
taşımayan, hiçbir ideolojiye yaslanmayan Semerkand, insanların
ihtiyaçlarına çare üretiyor.

Öyle ki toplum tarafından dışlanmış
insanları da kucaklıyor. Cezaevlerine mektup niteliğinde dergilerini ve
kitaplarını gönderiyor. Gerçek tutsaklığın Allah'ın emir ve yasaklarına
karşı gelmek olduğunu hatırlatıp onları sahipleniyor.

Allah bu tür yayın yapan kanalların sayısını arttırsın.

Aile ortamında oturup izleyebileceğimiz kaç tv kanalı kaldı ki...

Diyerek sözü bağlıyor Siraceddin Önlüer.

Daha ne diyelim; İlahi Ente maksudi ve rızake matlubi



Kaynak: Serhaber

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.yetkin-forum.com

İslam'ın Hükümleri Çağa Göre Değişir mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: İslami İlimler :: İslam-i Hayat ve Soru - Cevap-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir blog yaratın